Çakralarımızı Düşüncelerimizle Dengeleme
KÖK ÇAKRA: Kök çakra güven ve güvensizlik ile ilgili düşüncelerden etkilenir. Yaşamınıza ve yaşamınızdaki insanlara güvenle yaklaştığınızda olumlu etkileşimler çakranızın düzenli çalışmasına yârdim eder. Güven sorunu ise kök çakrayı bloke edecektir.Yaşamınızda bazı zorluklarla karsılaştığınızda bu zorluklara bakış açınızda kök çakrayi oldukça önemli ölçüde etkiler. Eğer zorluklara karşı esnek ve sorunları aşabileceğinize dair güçlü bir inançla bakıyorsanız kök çakra bundan olumlu olarak etkilenirken ben bu sorunu aşamam, elimden bir şey gelmez inancınız kök çakranızı bloke edecektir. Kök çakranızın olumlu çalışmasına en büyük katkıyı sağlayacak düşüncelerden biri de dünyayı eviniz gibi görmeniz ve evrensel kardeşlik duyguları taşımanızdır. Toprak ana kavramı buna en uygun tanımlardan biridir. Yaşamımızı devam ettireceğimiz besinlerin yetiştiği, tüm insanlığa hizmet eden ve ayrım yapmayan toprak bir anne figürüne çok yakındır. Beslenmek ve barınmak insanin en temel ihtiyaçlarıdır ve her ikisi de toprakla bağlantılıdır. Dünyanın hepimizin evi olduğu ve hepimizin bu evde birlikte yasayan bir aile olduğu inancını yasam felsefesinin bir parçası yapmış bir insanin kök çakrayı bundan oldukça olumlu olarak etkilenecektir.
SAKRAL ÇAKRA: Zihinsel olarak kendinizi çeşitli kalıplarla sınırlamamanız ve önyargılardan arınmanız saksal çakranızın çalışmasını olumlu olarak etkileyecektir. Zihinsel olarak keskin görüşlere sahip olmayan, esnek düşünebilen ve olaylara önyargısız yaklaşan insanların saksal çakraları çok daha pozitif bir durumdadır.Saksal Çakranın direk cinsellikle ilgili olduğunu düşünürsek cinsel olarak saplantılı düşüncelere ve duygulara sahip olmamanızda saksal çakranızın olumsuz olarak çalışmasına katkıda bulunacaktır. Eşinizle aranızdaki cinsel ilişkinin tatmin ediciliği nasıl saksal çakrayı olumlu etkiliyorsa cinselliğe bakış acınızın dengeli olması da sakral çakranızı olumlu olarak etkileyecektir.Yaşamı doğal akışında algılamanız ve ilerlemekten, değişimden korkmamanız da saksal çakranın dengeli çalışması acısından çok önemlidir. Önüne sürekli set çeken, yeni yasam deneyimlerinden korkan ve ne olursa olsun durumunu muhafaza etmeye çalışan insanların sakral çakralarında çeşitli blokajlar ve sorunlar oluşacaktır. Yasamı geldiği gibi yasamak ve gelecekle ilgili endişelerden yâda abartılı beklentilerden kaçınmak sakral çakranın dengesi açısından önemli olacaktır.
SOLAR PLEKSUS ÇAKRA: İrademizi ne şekilde kullandığımız ve amaçlarımıza ulaşmaktaki yöntemlerimiz solar pleksus çakrayı oldukça önemli bir biçimde etkiler. İrademize hâkim olamamız ve düşüncelerimizle eylemlerimizin farklı olması bu çakranın düzgün çalışmasının önündeki en önemli engellerden biridir. Ayrıca yaşam amaçlarımızı doğru tespit edememiş olmak ve kendimize bir rota çizmeden günübirlik yaşıyor olmamızda solar pleksus çakrayı bloke eden bir diğer etkendir. Otoriteyle olan ilişkilerimizin dengesizliği, aşırı boyun eğen yâda isyan eden yaklaşımlar solar pleksus çakramızın çalışma düzenini olumsuz olarak etkileyecektir. Bir birey olarak değerli olduğumuzu bilmek, toplumsal yasamın dışında kendimize ait bireysel kimliğimizi benimsemek, kendi değer yargılarımıza ve yasam felsefemize uygun bir yasam biçimi oluşturmak, standartlarımızı belirlemek ve bunlara uymak solar pleksus çakrayi dengeli çalışmasındaki en önemli öğeler olacaktır. Ayrıca sorumluluklarımızı ne ölçüde kabullendiğimiz ve zevkle yerine getirdiğimizde bu çakramızı derinden etkilemektedir. Sorumluluklarımızı yerine getiriyor bile olsak eğer bunu isteksizce ve sevmeden yapıyorsak solar pleksus çakrayı çok olumsuz olarak etkileyecektir. Önemli olan bir birey olarak varlığımızı doyumlu ve sevgiyle devam ettirebilmemizdir. Sevgi ve duygusal tatmin yoksa solar pleksus çakranın bloke olması kaçınılmazdır. Toplum içindeki yaklaşımlarımız, kendimizi nasıl değerlendirdiğimiz ve dışarıya nasıl yansıttığımız, hedeflerimizi belirledikten sonra buna uygun hareket edip edemediğimiz ve içsel isteklerimizle dışsal yasam biçimimizin uyumu bu çakrayin çalışma seklinin belirlenmesinde esastır.Solar pleksus çakrayı en çok etkileyen düşünceler içsel durumuzla dışsal koşullarımızın uyumuyla ilgilidir. Kendimizi birey olarak ne ölçüde benimsediğimiz, özsaygımız, toplumsal ilişkilerimiz ve iradi kararlarımıza uygun bir yasam sürdürme çabamız bu çakramızın olumlu olarak çalışmasına önemli ölçüde katkıda bulunacaktır.
KALP ÇAKRASI: Kalp çakrasını en fazla etkileyen şey sevgi anlayışımız ve diğer insanlarla sevgi alışverişimizdir. Sevgi kavramına bakış acımız yada sevgiyi yasama seklimiz “eğer” yada “çünkü” türü bir anlayışsa kalp çakramiz önemli ölçüde bloke olacaktır. “eğer benim dediklerimi yaparsan seni severim” yada ” Seni seviyorum çünkü bana karsı çok hoşgörülüsün” tarzı bir sevgi turu kalp çakrasının olumlu olarak çalışmasına bir katkıda bulunmadığı gibi tam tersi bir etki yapacaktır. Ancak “RAGMEN” türü bir sevgi anlayışı kalp çakrasina olumlu etki yapacaktır. “Seni çok sinirli olmana rağmen seviyorum”, ” Seni beni anlamamana rağmen seviyorum” yaklaşımı kalp çakrası için en doğru sevgi turudur. Evrensel olarak tüm insanların bir bütün olduğunu anlamak ve evrensel sevgi kavramı içinde yaşamak kalp çakrasının en önemli besinidir. Affetmek de kalp çakrasının dengeli çalışması için oldukça önemli olan bir kavramdır. Affetmeyi bilmek ve gerçekten affedebilmek insanin üzerindeki negatif enerji yükünü alan ve hatta hücrelerini bile yenileyen duygudur. Başkalarını affetmek kadar kendimizi de affetmek çok önemlidir. Geçmişteki hatalarımız, kendimizi yargıladığımız bazen de artık düşünmek istemediğimiz ancak içimize bir yerlere gömdüğümüz suçluluk duyguların sürekli içimizde taşımamız hastalıklara yol açan en önemli etkenlerden biridir. Kalp çakrasının bağışıklık sistemiyle ilgili olduğunu düşünürsek kendimizi ve başkalarını sevgiyle affetmenin hastalıklara karsı direncimizi nasıl etkileyeceğini daha iyi anlayabiliriz. Bencillik duygularından arınmanız ve kendimizi başka insanlarında yerine koyarak düşünebilmemiz kalp çakramızı olumlu olarak etkileyen bir diğer unsur olacaktır. Karşılıksız sevgi hisleri, fedakârlık ve hoşgörülü olmak kalp çakrasının dengeli çalışması için çok önemlidir. Ancak bu duyguları içten ve doğal yasamak, hissetmek gereklidir. İnsanin kalbinden gelen sevi, merhamet, ilgi, anlayış, affetmek duyguları nasıl kalp çakrasının çalışmasına olumlu etki yapıyorsa kızgınlık, nefret, öfkeyi içinde saklama gibi duygularda kalp çakrasının çalışmasını olumsuz olarak etkiler ve bloke eder.
BOGAZ ÇAKRASI: Boğaz çakrasınıi en fazla etkileyen düşünce biçimi dürüstlüktür. Dürüstlük sadece doğru konuşma, yalan söylememe olarak algılanmamalıdır. Elbette yalan söylemekten kaçınmak boğaz çakrasının dengeli çalışması için çok önemlidir. Ancak kişinin kendine karsı dürüst olması da en az başkalarına karsı dürüst olması kadar önemlidir. Gerçekten istediğimiz gibi bir hayat mı yasıyoruz? Bundan sonra ne yapmak istiyoruz? Kendimizi gerçekten bağışladık mı? gerçekten ona kızgın mıyız? Bu ve bunun gibi birçok soruya çoğu zaman cevaplar vermekten kaçınırız yada kendimizi kandırırız. Belki yaşam koşullarımız istediğimiz gibi olmayabilir ve su anda bunu değiştirmek için elimizden birleyin gelmeyeceğine inanabiliriz ama bunu kabul etmek yerine ben hayatımdan memnunum, ne yapalım buda fena değil demek bize çok daha fazla zarar verecektir. Oysa ben bu durumdan memnun değilim, aslında şunları istiyorum ve bundan sonra bu durumu değiştirmek için yaşamımda elimden geldiğince değişimler yapacağım seklinde bir düşünce boğaz çakramızın dengeli çalışması için çok önemli olacaktır. Boğaz çakrasını olumsuz olarak etkileyen bir diğer düşünce biçimi gerçek düşüncelerimizi ve duygularımızı açıklamaktan kaçınmamızdır. Bu kendimize verdiğimiz değerle ve özsaygımızla yakından ilişkilidir. Hayır demeyi bilmemek, kimseyi kırmamak için herkese
iyi davranmaya çalışmak ve söylemek istediklerimizi içimize atmak boğaz çakramızın çalışma düzenine zarar veren diğer tutumlardır. Boğaz çakrasını olumlu olarak etkileyen düşünce biçimde özsaygıyı, duygularını ve düşüncelerini ifade etmek konusundaki kararlılığı ve sosuyla iletişimlerimizdeki dengeyi gösterebiliriz.
ALIN ÇAKRASI: İçimizden bazen bir ses gelir ve bize hayır yanılıyorsun doğru olan bu değil der. Ancak biz bu sesi bir an için duyar sonra aklimizin bize söylediğini yapmayı tercih ederiz. Bu ses ciddiye alınmadıkça kısılır ve sonunda duyulamayacak kadar az çıkmaya baslar. Bu ses bizim yüksek benliğimizin sesidir ve kendini ifade etme seklide sezgilerdir. Yüksek benliğimiz bizimle sezgisel olarak konuşur ve oldukça kırılgandır. Onu dinlememek yada anlamaya çalışmadan sadece mantığımıza güvenmek bir sure sonra susmasına neden olacaktır. Alin Çakramız yüksek benliğimizle irtibatımızın sağlandığı ve sezgilerimizin kaynağının bulunduğu merkezdir. Bu çakranın düzgün ve dengeli çalışması içimizden gelen bu sese kulak vermemiz ve ona güvenmemizle mümkün olacaktır. Sezgilerimizi takip ettiğimiz ve onlara değer verdiğimiz surece yüksek benliğimizin sesi daha çok çıkar ve artik onunla bağlantı kurup istediğimiz cevabi almamız çok kolaylaşır. Zihinsel olarak esnek olmak ve kalıpsal düşüncelerden kurtulmakta alin çakramizin dengeli çalışmasına önemli ölçüde yârdim edecektir. Sadece maddeye dayalı bir yasam bicimi ve ruhsal yasamı reddetme alın çakramızı bloke ederken ruhsal olarak da bizi besleyecek ve geliştirecek faaliyetlerde bulunmamız alın çakramızın olumlu olarak çalışmasına katkıda bulunacaktır.
TEPE ÇAKRASI: Kendimizi evrenin merkezinde görmemiz ve evrene sadece kendi bakış acımızdan anlamlar yüklememiz tepe çakramızın dengeli çalışmasına önemli ölçüde engel olacaktır. Bir Yaratıcı inancı ve Yaradan’a teslimiyet düşüncesiyle sorunlarımızı sıkıntılarımızı üzerimizde taşımamız yerine Yaradan’a havale etmemiz tepe çakramızın dengeli ve düzenli çalışmasını sağlayacaktır. Evrensel enerjiyi aldığımız yer olan tepe çakrayı yaşamımızdaki dengelerle de ilgilidir. Yaşamımız belli sınırlarla kapatmamız ve gerçek potansiyelimizin farkında olmamamız bu çakrada çeşitli sorunların çıkmasının başka bir nedenidir. Yasama acık, canlı ve en önemlisi umudunu asla kaybetmeyen bir bilinçle hayatimizi idame ettirmemiz bize yepyeni pozitif enerjiler verecek ve tepe çakramızın ve ona bağlı olarak diğer çakralarımızın da dengeli çalışmasına yârdim edecektir. Umut kavramı tepe çakra için oldukça önemlidir. Her zaman umudunu
içinde taşıyan ve canlı tutan insanların tepe çakraların çok daha sağlıklı çalışmaktadır. Artık hersey bitti hiç umut yok seklinde bir düşünce kalıbına sıkışan ve bunu kalbiyle de onaylayan bir insanin tepe çakrası bloke olur ve bu blokaj tüm çakralara olumsuz yansıyarak o kişinin evrensel yasam enerjisi ile arasındaki bağları zayıflatır. Bu durum uzun bir sure devam ederse kişi için artık
gerçekten hiç umut kalmaz. Ölümcül hastalıkları yenen yada onlara yenilen insanların arasındaki en önemli fark da budur. Biri umudunu asla kaybetmezken diğeri kaybetmiş ve hastalığına yenilmiştir.Evreni bir bütün olarak görmek ve kendimizin de bu bütünün çok değerli bir parçası olduğunu bilmek tepe çakranın dengeli çalışması acısında çok önemli olacaktır. Her birimiz evrende tekiz ve çok önemliyiz. Ancak evrendeki diğer tüm canlılarda bizim gibi tek ve çok önemli. Kendi değerimizin algılanmasını istiyorsak önce başka canlıların değerini algılamalı ve onları takdir etmeliyiz. Yaşamda bir amaç sahibi olmamız ve amacımızın sadece bizi yada ailemizi değil tüm insanlığın faydasını içermesi de bu çakranın çalışma şekli açısından çok önemlidir. Bencil ve diğer insanlar için zararlı olabilecek amaç yada eylemler bu çakranın çalışma dengesine önemli ölçüde zarar verirken evrensel sevgiye dayalı, herkesin iyiliği gözetilerek tasarlanmış amaçlar yada eylemler tepe çakrasının çalışmasına olumlu olarak etki yapacaktır.
Chakra El Kitabından
S. Sharamon, B. J. Baginski
Panayot Edvırt Yorgiadis’e bilgi için teşekkürler.
11.11.11 – 2011 Bilinç Farkındalığı
Başmelek Mikail ~ Celia Fenn kanalıyla
Sevgili Işıkişçileri, büyük kargaşa ve değişim zamanından geçiyorsunuz. Bazılarınız 11 Kasım’da zirveye ulaşacak olan 11:11:11 Yıldız Kapısının açılışının yaşamınızdaki etkilerini hissediyor olabilirsiniz. Ama bu, Bilinçli Yükseliş yolunda olanlarınızın hepsi için zorlayıcı bir zaman iken, ayrıca büyük Işıldama ve Berraklık zamanı da olacak. Bu Yıldız Kapısında sunulan armağan Benliğin Yüksek ve Alt Veçhelerinin Mutlak Bütünlükte tam hizalanmasıdır.
11:11:11 Kapısı ve Ne Anlama Geldiği
11:11 Yıldız Kapıları her zaman Gezegenin Ruhsal Aydınlanma akışı deneyimlediği zamanlardır. Bu, Ağustos ayındaki Aslan Kapısından ve 8:8 Armonik vorteksinden sonra ilk büyük Yıldız Kapısıdır. Ancak bu yıl enerji özellikle güçlüdür, çünkü olağan çifte 11 kapısı, üçlü 11 kapısına güncellenmiştir. Bunun nedeni, rakamların enerjisel armonikleridir, 11.11.2005 de bir 11’dir (2+2+7=11).
Bu üçlü 11 vorteksi, Aslan Kapısı portalının açılışında olduğu gibi, bu yılın Temmuz ayındaki üçlü 7 veya 7:7:7 kapısını başlatan enerjilerin zirveye ulaşmasını temsil eder. Bu olayda, enerji Çok – Boyutlu Yükselmiş İnsanların tüm 12 Çakra Sistemini aktive etti. Son birkaç ayda, siz Işıkişçileri ve Yükselişin ilk dalgasının üyeleri Gezegendeki Solar Dişil enerjilerin uyanışı vasıtasıyla İlahi Dişilin yardımıyla On İki Çakra sisteminizi dengelemek ve alt çakraların Turuncu – Pembe Işının ileri enerjileriyle aktivasyonunu kolaylaştırmak için çalışmaktaydınız.
Şimdi, bu dengeye ulaşılırken, Varlığınızın Yüksek ve Alt Veçhelerini tam Uyum ve Hizalanmaya getirmek için 11:11:11 Yıldız Kapısının enerjileriyle çalışabilirsiniz. Bu dengeye Kalp Çakrasında ulaşılır ve bu zamanda Kalbinizin Işığında olmanın ve Kalp enerjilerinin akmasına izin vermenin önemi yeterince vurgulanamaz.
Dış dünyada ne kadar çok negatiflik ve kaos olursa olsun, bunun Niyet ve Amacın Mutlak Bütünlüğüne girmeniz için doğru an olduğunu bilin. Yüksek Benliğinizi Alt Benliğiniz ile hizalamak ve yaşamınızı Ruhunuzun Işıltılı Enerjisinin ifadesi haline getirmek. Bu, bunu seçenler için her zaman kolay bir adım olmayacaktır, çünkü yaşamınızdaki Yüksek Amaç ile uyumlu olmayan her şey sizden uzaklaşacaktır. Bu hızlı ve yoğun gerçekleşmeleriyle şok edici olabilen ilişkilerin bitişi ve iş değişiklikleri anlamına gelir.
Ama ne olursa olsun, bu Kendinize ve Başkalarına karşı mutlak Dürüstlüğün, Bütünlüğün ve Açıklığın zamanıdır. Son birkaç ayda, seçimlerinizin Kalpten yapıldığı bir noktaya ulaşmak için çalışmaktaydınız. Bu ustalık şimdi size iyi hizmet edecek. Sizler Yeni Dünya Bilincinin realitesini sergilemeye başlarken, sadece Güzellik ve Sevgi göreceksiniz. Eski Yeniye yer açmak için çökerken, Kabullenme ve Zarafet ile tepki vereceksiniz. O size nasıl görünürse görünsün veya onu nasıl algılarsanız algılayın gerçekleşen her şeyde Yüksek bir Amaç bulunduğunu bileceksiniz.
11:11:11 Yıldız Kapısının Enerjisel ve Fiziksel Semptomları
Fiziksel tükenme ve çok uzun süreler uyuma gereksinimi. Bunun nedeni Fiziksel ve Duygusal bedenlerin, Yüksek ve Alt Veçhelerin tam hizalanmasını kolaylaştırmak için Ruhsal bedenlerin yüksek titreşimlerine uyumlanmasıdır.
Duygusal Stres ve ilişkilerin sona ermesi. Bütünlükte olmayan her şey sona erecek. Bazı bitişler baskılanmış öfkeler yüzeye çıkarken düşmanlığı içerebilir.
Depresyon ve üzüntü. Başa çıkamama veya başarısız olma duygusu. Üzülmeyin. Bunun olması isteniyor ve Yüksek Veçheniz hizalanma, uyumlanma sürecine rehberlik yapıyor. Bu bir sınav değildir ve geçilecek veya kalınacak bir şey değildir. Eğer hizalanmanın bu semptomlarını yaşıyorsanız, o zaman Yükseliş sürecinin bu adımında başarılı oldunuz.
Yaşamın görünür kaosunda artış. Hizalanma sürecinde Ruhunuzun ve İlahi Özün huzuru ve dinginliğinde daha fazla merkezlendikçe, dış dünya daha fazla kaotik ve çılgın görünecektir. Bunun sizi dengeden çıkarmasına izin vermeyin. Bu harika zamanda sakinliğinizde ve huzurunuzda kalın.
Boşluk ve Yalnızlık Hisleri ve Gözlerin Yaşlarla Dolması. Bu, Yüksek Veçheye tam teslimiyetin bir parçasıdır. Alt Ego Benliğin tutunmasını salıverdiniz ve Yüksek Benliğin rehberliğine teslim oldunuz. Bu hizalanma süreci, Ego Benliğin çok yalnız veya kaybolmuş hissedebileceği “mekansızlık” veya “boşluğu” temsil eder. Bunun sizi ezmesine izin vermeyin. Sadece bunun geçeceğini ve bir İnsan Melek olarak potansiyelinizin tam gerçekleşmesine ilerleyeceğinizi bilin.
Hizalanma tamamlanırken ve sizler 11:11:11 portalının tam deneyimine girerken, derin Huzur ve Minnettarlık hisleri. İçsel Değişimlere uyanırken, Yüksek ve Alt Veçheleriniz birbirlerine kilitlenirken ve Kristal Enerji akışı ve Yüksek Farkındalık akışı bedenlerinize ve Gezegenin Kristal Izgara Sistemine akarken hissedeceğiniz yoğun gücü kutlayacaksınız. Dokuzuncu Boyut enerjileriniz Kristal Izgara Sistemine tam olarak aktive edilirken, kendiniz ve Gezegen arasında tam bir Uyum duygusu hissetmeye başlayacaksınız. Bu kutlama zamanı!
Kasım Ayındaki ve Aralık’taki 12:12:13 Yıldız Kapısına Kadar Önemli Tarihler
Kasım’da Güneş Akrep’te ve 22 Kasım’da Yay burcuna giriyor. Yeni Ay 2 Kasım’da ve Dolunay 16 Kasım’da.
Merkür 14 Kasım’dan 3 Aralığa kadar geri gidiyor ve bu, yaşanmakta olan değişimin zorluklarını ve kaosunu yoğunlaştıracak. Gerileme Akrep ve Yay’da olacak ve ilişkileri etkileyecek ve spiritüel atılımı ve uyanışı kolaylaştıracak. Bilinçli Yükseliş yolunda olmayan birçok insan bu zamanda bu sürece başlayacak ver başka bir dalga başlayacak.
Bu yükseltilmiş ve güçlü enerji dalgası 12 Aralık’taki 12:12:13 Yıldız Kapısına doğru artacak ve 22 Aralık’taki Gündönümünde zirveye ulaşacak. Aralık ayında Plüto Galaktik Merkez veya Büyük Merkezi Güneş ile kavuşum yapacak. Güneşin kendisi 15 ve 17 Aralık arasında kavuşum yapacak. Dönüşüm Enerjileri Büyük Merkezi Güneşten yayılacak ve Plüto ve Güneş vasıtasıyla büyütülecek. Sevgili Işıkişçileri bu zamanda Hizalanmalarını tamamlamış olanlarınız Güneşin kendisi gibi parlayacak. Işığın Parıldayan Yıldızları olacaksınız. Etrafınızdaki insanlar sizden yayılan Işığı duyumsayacak ve hissedecekler. Altın Işıldayanlar olacaksınız. Işık ve Umut ağı oluşturacaksınız ve Gezegeni dönüştüreceksiniz.
Bu gerçekten kutsanmış bir zamandır ve olağanüstü bir zamandır. Siz muhteşem İnsan Melekler Işığın bu Parıldayan Realitesine ilk adımlarınızı atarken, büyük sevinç ile izliyoruz.
Sizler bu Dönüşümden geçerken, merkezlenmiş ve huzurlu kalmanızı ve güveninizi sürdürmenizi istiyoruz. Dengenizi koruyun. Bireyler olarak bu dengeye ulaşmak için çok çalıştınız. Şimdi Grup olarak dengenizi taşıma zamanıdır ve bırakın Gezegen sizin Parıldayan Işığınızı görsün!







