Topraklanmak…
Hiç bir şeye endeksli değiliz bu hayatta. Ne ailemize,ne arkadaşımıza,ne patronumuza,ne sevgilimize,ne de içinde bulunduğumuz dünyaya..İçimizde ki güçle yakınlaştığımız zaman her şey çözülüyor ve kendiliğinden geliyor karşımıza..
Önemli olan sevgide ve dengede kalarak olayların neden ve niçin karşımıza geldiğini çözmek..
Bu deli sorulara kendimizi çok kaptırmadan farkındalıklarımızı kullanarak çözüm bulmak.
Hayat elbetteki toz pembe değil ve olmayacaktır,fakat yaşadığımız her deneyim bir sonra ki tecrübe için bizlere yol olacaktır..
Amaç yaşadığımız tüm deneyimlerin farkına vararak yaratığı karmayı temizlemek.
Her karma, her olay temizlendiğinde iyi ya da kötü yeni kapılar açar..
Kapılar açıldıkça ışık olur hayatımızda ve en güzel armağan dengede kalarak hayatın tadının farkına varmaktır.
Her gün yeni bir senaryo yazılır ve oynanır..
Gün gelir başardığımızı hissederiz, bu frekansdayken iyi ve daha iyileri niyet edelim.
Hayata istediklerimizi yaşamaya geldik, ne istiyorsak o..
Eğer gelmiyorsa üzülmeyelim,bizim için ya hayırlı değil yada daha zamanı gelmedi.Allah her zaman bizim içimizi biliyor..
Her yeniay ritüelinde oluğu gibi istemeye, devam edelim.Ve unutalım gitsin.
Enerjiyi bloke etmeyelim daha fazla..
Sevgi gibi; eğer kollarımızı açık tutarsak sevgi gelir..ve hayatımıza yansır..
Kapı, her ne yaşarsak yaşayalım, açık kalsın.
Egomuzla vedalaşalım beslemeyelim onu..
Azaldıkça yol katediyoruz..
Ruhumuz aydınlanıyor..
Hayatinizin Amaci Doğum Tarihinizde Gizli!
“Hayat Amacı Sistemi bir insanin doğum tarihini kullanarak, üç ya da dört sayıdan (sıfırdan dokuz’a kadar tam sayıların üç ya da dört tanesinden) oluşan doğum sayısını belirler; sonra bu doğum sayısını, o kişinin hayat amacı hakkinda anlamlı bilgiye dönüştürür.” Doğum sayısının açığa çıkarttığı o bilgiyle o sayı ile ilişkili sipritüel yasalarin uygulanışı hayatları değiştirebilir.
“Eğer hangi limana doğru seyrettiğimizi bilmiyorsak, hiçbir rüzgar bizim için uygun degildir.” SENECA
BU DÜNYA YA GELİP AMACINIZIN NE OLDUĞUNU HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? NEDEN BURADASINIZ? HAYAT AMACINIZIN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN EVRENİN HANGİ YASALARINA UYMAK ZORUNDASINIZ? AMACINIZI GERÇEKLEŞTİREMEDEN GEÇİP GİTMEK İSTER MİSİNİZ VE DOĞDUĞUNUZDA AİLENİZİN BİR İSİM, EVRENİN İSE SİZE BİR SAYI VERDİĞİNİ BİLİYOR MUYDUNUZ?”
Eğer doğum tarihinizi tam ve kesin olarak biliyorsanız, sayının her şeyin özü, aslı olduğunu söyleyen Pitagor’un mirasi üzerine inşa edilen bu araştırmanın sonucunda, hayatınızın büyük tablosunu görmenizi sağlayacak kesin bir merceğe sahip olabilirsiniz.
1- Doğum tarihinizi mutlaka tam ve doğru olarak bilmelisiniz.
Örneğin: 22 şubat 1946.
2- Doğum tarihinizi sayı ile yazın. Önce günü, sonra ayı, sonra da yılı yazın: 22.2.1946
sayıları toplayın.
2+2+ 2+1+9+4+6 =26
3- çıkan sayıyı tekrar toplayın: 2+6=8 (evrenin size verdiği sayı 8 olarak belirlenmiştir.)
4- eğer ilk toplamınız 20,30,40 gibi sıfırla bitiyorsa o iki sayıyı da toplayarak son sayıyı bulun.
4+0=4 gibi.
doğum tarihine bağlı olarak tek sayıya düşüreceğiniz bir doğum sayısı elde edeceksiniz.
HER ANA SAYININ ENERJİLERİ VE SORUNLARI
1- Yaratıcılık ve güven
2- İşbirliği ve denge
3- İfade ve duyarlılık
4- İstikrar ve süreç
5- Özgürlük ve disiplin
6- Vizyon ve kabul
7- İtimat ve açıklık
8- Bolluk ve güç
9- Bütünlük ve bilgelik
0- İçsel yetenekler
1′ den 9′a kadar elde ettiğiniz sayılardan biri sizin hangi yaşam enerjisine sahip olduğunuzu gösterecektir. Örnekte ki 26/8 enerjisine sahip olanlar bu dünyaya 8′in temsil ettiği bolluk ve güç, 6′nin temsil ettiği Vizyon ve kabul, 2′nin temsil ettiği işbirliği ve denge için gelmişlerdir.
(1) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ.
YARATICILIK VE GÜVEN’i temsil ediyor,
Yaratıcı ve sanatçıları oluşturuyorsunuz.
Hayat amacı 1 olanlar dünyaya pozitif yaratıcı enerji sunmak için burada bulunmaktadırlar.Bu amacı gerçekleştirebilmeleri için , riskler almalı az seçilen yolu seçmeye cüret etmeleri ve güven duygularını geliştirmeleri gerekir. Başarılı olabilmek için yüksek yaratıcılık ve güven sergilemiş bir kişiyi düşünün ve onu imgeleyerek gözünüzde canlandırın, bir yaratıcılık dinamosu oluşturarak niteliklerinizi geliştirin.
(2) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ
İŞ BİRLİĞİ VE DENGEYİ TEMSİL EDİYOR, en iyi diplomatlari oluşturuyorsunuz. Bu bireyler sorumluluklarının sınırlarını belirlemek ve başkalarıyla uyum ve denge ve karşılıklı destek ruhu içinde çalışmayı öğrenmek için buradadırlar. Hayat amaçlari çetin bir tırmanış içerdiğinden zorlu yollardan geçerler. 2 çok güçlü bir hizmet sayısıdır. Bu sayı hizmet etme, yardım ve yol gösterme itilimi yaratır ve genellikle bu kişiler isimsiz kahramanlar olarak hizmet edeceklerdir.
Denge yasasını başarabilen ikiler dünyada sevgi dolu hizmetlerin kaynaşı haline gelerek büyük saygı uyandırabilirler.
(3) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ
İFADE VE DUYARLILIĞI TEMSİL EDİYOR,en iyi hatipleri oluşturuyorsunuz. Duygusal hassasiyetlerinden yararlanarak dünyaya pozitif, yürekten kendilerini ifade etmek için buradadırlar. 3′ ler kendilerinden kuşku duymak, aşırı hassasiyet gibi duygularla karşı karşıya gelebilirler. Hayat amaçları kolayca gerçekleşmediğinden zorlu bir sınavdan geçerler. Sevgi enerjileri ile açık bir kanal oluşturarak başkalarına sevinç ve ilham verirler. Dünya da bir ışık gücü oluşturabilecek kadar güçlüdürler. Kendilerinden kuşkuyu aştıkları an; bolluk ve bereket neredeyse hiç çaba göstermeden doğal biçimde onlara akar.
(4) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ
İstikrar ve süreç için buradasınız ve en iyi analistleri oluşturuyorsunuz. Dünyada istikrara kavsuşabilmek için , önce fiziksel , duygusal ve zihinsel yönden bir iç istikrar duygusu yaratmaniz gerekir.”Uygun hazırlık, ortaya kötü işlerin çıkmasını önler,” sözü 4 ler için iyi bir öğüt olabilir.
Başarıya kesin bir niyetle ve uzun süre bir noktada odaklanmış çabalarla ulaşılır. Başarıya ulaşana dek, zorluklar ve sorunlar karşısında sebat göstermeniz gerekir. Sebat ve kararlılıklarınızın sınanacağı özel durumlar yaşayabilirsiniz. İçinizdeki sabırsızlık , her şeyin adım adım gerçekleşmesi sizi yorabilir ama hayat amacınızın bu şekilde gerçekleşeceğini unutmayınız. Eğer yukarıda belirlenen evrenin yasalarına ve sabırlı davranmaya gerekli dikkati gösterebilirseniz en uzak hedefleri bile aşacağınızdan şüpheniz olmamalıdır.
Büyük anonim şirketlerinin, çok uluslu dev firmaların, imparatorluk haline gelmiş yatırımcıların büyük bir bölümü dört enerjisi ile dünyaya bırakılmışlardır.
Benliğini en yüksek düzeyde geliştirebilen dörtler Öz’ün (içlerindeki Tanrının) sorumluluğu almasına izin verirler. Yaratıcının sürecine güvenmeyi öğrendiklerinden zaman çerçevesi sınırına aldırmamayı ve başarının kendilerine doğru hızla yol aldığını bilebilirler.
(5) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ ,ÖZGÜRLÜK VE DİSİPLİNİ TEMSİL EDİYOR VE EN İYİ KAŞİFLERİ OLUŞTURUYORSUNUZ.
Hayat amacı beş olan bireyler, disiplin, odaklanma ve deneyim derinliği vasıtasıyla iç özgürlüğe ulaşmak için burada bulunmaktadırlar.
İç özgürlüğü deneyimlemek 5′ler için en önemli şey haline gelebilir. İç özgürlüksüz, koşulları ne olursa olsun kendilerini mahkum gibi hissedebilirler. Eğer ona sahipseler, hiçbir şey onları bağlamaz ve bu tür iç özgürlük, dünyada kendine güven ve bağımsız hareketler olarak tezahür eder.
Disiplin 5′ler için bir anahtar, bir çözüm yoludur; çünkü disiplin eksikliği odaklanma ve içsel kuvvetin gelişmesini önler. Disiplinli yaşam yoluyla özgürlüğün kapısını açacakları bilincindedirler hayatın tüm temelini oluşturan evrenin sipritüel yasalarının farkına vardıklarından daha derin bir özgürlük duygusuyla donanırlar. Sadece yüzeyde sekmekten çok, hayatı derinlemesine, deneyimin kalbine doğru kazacak disiplini geliştirmişlerdir. Aşırı tutkulari ve serüvenci kişilikleri; onların heyecanlı ve sıradan olayları olağan üstü şeylere dönüştürmelerini sağlar.
Çabuk kavrayan ve hızlı öğrenen kişiler olduklarından canları kolayca sıkılabilir. Evrenin oyun alanı olacağı noktaya dek bilinçlerini geliştirmeye çalışırlar. O noktada bedenlerine hapsolmaktan kurtulurlar, çünkü doğal duru görü yeteneği ile bedenlerinin çok ötelerine yolculuk yapabilecek haldedirler.
(6) ENERJiSi iLE DOĞDUYSANIZ VİZYON VE KABULÜ TEMSİL EDİYOR VE EN İYİ YARGIÇLARI OLUŞTURUYORSUNUZ.
Hayatın doğasında var olan mükemmelliği görmeyi başararak, kendilerini, dünyalarını ve yaşanan anı olduğu gibi kabullenmek için buradadırlar. Bu bireyler idealizmin ateşini canlı ve parlak bir biçimde yanar halde tutarlar. Onlar insanları ellerinden geldiği kadar daha da iyisini yapmaya çağıran vizyonerlerdir. Esneklik ve kusursuzluk yasalarını uygulamayı başarabilirlerse vizyon ve umutla yaşayarak ideallerine ulaşırlar. Jan Dark, Kristof kolomb, İsaac Asimov gibi bizi harikalar diyarına götüren, Thomas Edison gibi dünyayi bir anda ışıklara boğan 6 enerjiisine sahip vizyonerler; bu yasaları eksiksiz uygulayabilenlerdir.
Kendi doğalarında ve dünyada var olan hayatın pozitif yönünü keşfedenler, form dünyasının ardında parlayan mükemmellik ışığını görebilecek derinliğe erişebilirler.
6 enerjisiyle doğduysanız hayat amacınızın gerçekleşmesi için mutlaka kendinizi iyi ve başarılı biri olarak imgeleyin. Başkaları ve dünya için iyi şeyler hissetmeye ve yüksek adalet mekanizmasina güvenmeye devam edin.
(7) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ EN İYİ BiLGiNLERi OLUSTURUYOR, İTİMAT VE AÇIKLIĞI TEMSİL EDİYORSUNUZ.
Hayat amacı 7 olan bireyler, kendi içlerindeki, başkalarının içindeki ve yaşam süreçlerindeki ışık ya da öze itimat edebilmek için burada bulunmaktadırlar. Ama burada yapmakta oldukları şey kolayca gerçekleşmeyeceğinden sorunlarla karşılaşabilirler. Bağımsızlığa meyilli ve yalnızlığa ihtiyaç duyan kişilerdir. Topluluğu sever gibi gözükseler de, mahçup düşme konusundaki süptil korkulari nedeniyle özel süreçlerini nadiren paylaşırlar.
7′ler evrene büyük bir inanç duyabilirler. Bunu adeta çok önceden biliyorlarmışcasına güvenle kendilerini evrenin yasalarına bırakarak telaşsız bir yaşam sürebilirler. Derin gevşeme hali korkusuzluğa ve mistik bir doyuma ulaştırabilir.
Bunu başarabilen 7′ler istismar edilmeye bile izin vermeye başlarlar. Artık korkusuz olduklarından içlerindeki ışığı açığa çıkarmak ve paylaşmak istediklerinden duygularını açığa vurarak büyük güçlerini gösterirler.
Başkaları tarafından aldatılma ve ihanete uğrama beklentisi olan 7′ler büyük deneyimler yaşarlar. İtimat duygusunu geliştirdikleri ölçüde deneyimler hafifleyerek yok olur. Beklentiler yasasına uymayı başaranlar bu deneyimleri kolaylıkla aşarlar.
Korkularından kurtulmayı başaramayan 7′ler korkuları nedeniyle “gerçek ben”lerini saklama eğilimindedirler. Hayatin satır aralarını okuyabilecek keskin zekaya sahip olan 7′ler, dünya çapında büyük düşünürler, yazarlar, mistikler, felsefeciler olabilirler. Onlar bazı şeyleri nasıl bildiklerini bilmeden bilebilirler ve içlerinde ulaşılmayı bekleyen zengin kaynaklara ancak cilalarından sıyrılarak ulaşacaklarını keşfettiklerinde tüm şekil ve detaylardan sıyrılmış sanatçılar haline gelmişlerdir.
(8) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ EN İYİ HAYIR SEVERLERİ OLUŞTURUYOR BOLLUK VE GÜCÜ TEMSİL EDİYORSUNUZ.
Hayat amacı bolluk, güç ve itibarla çalışmak ve başarılarını kamu yararı için kullanmak üzere burada bulunan 8′ler, büyük arenalarda olduğu gibi, küçük arenalarda da doyum verici başarılar kazanabilirler.
8′lerin kaderinin merkezini oluşturan maddi başarı, kaçınılmaz surette parayı içerir. para bir enerji biçimi, hayatlarimızın termometresinde bir civa sütunudur. 8 enerjisi ile doğanlar bollugu tezahür ettirirken sadece para için burada bulunmazlar. Dürüstlük yasasini iyi uygulayabilen 8 ler için itibar,basari ve güç asla tanrilasmayacaktir. yararli hizmetler yaparak yasalar yeterli uygulanmiþ olacagindan emegin önemini anlayacaklar ve basarinin aslinda ter koktugunu anlayacaklardir.
8′ler dikkat çekmekten hoslanmasalar da , süptil yollardan dikkat çekmeyi basarabilirler. Saygi ve itibar görmenin çesitli yollariniý bilirler.
Dürüstlük yasasini iyi uygulamayanlar, at gözlüklerini takip insanlari çigneyerek para ve güce kestirmeden ulasabilirler, ama en sonunda çok agir dersler alirlar.
Pozitif yönde çalistiklarinda ellerindeki bollugu cömertçe paylasabileceklerinden hayatlarinin amacina ulasacaklardir. Eger aç gözlü davranirlarsa daha aç gözlü olurlarken, sevgiyle davranirlarsa, daha büyük sevgi gelisimi ile büyük bir enerji kazanabilirler.
(9) ENERJİSİ İLE DOĞDUYSANIZ EN İYİ LİDERLERİ OLUŞTURUYOR VE BÜTÜNLÜK VE BİLGELİĞİ TEMSİL EDİYORSUNUZ.
9 ENERJİSİ İLE HAYAT YOLUNDA OLANLAR, içlerinde ve başkalarının içinde tezahür eden ÖZ’E ( Tanrıya) itimat ederek ve onu izleyerek, dengeli sorumluluk, kendine itimat ve bütünlük (özü-sözü birlik) sorunlarını halletmek ve kalbin yüksek bilgeliğiyle uyum içinde yaşamak için burada bulunmaktadırlar.
Deneyimleri aklileştirmek , gerçeklerle yüzleşmek ve onları aşmak zorundadırlar. Ayrıca kalplerde yazılı olan spiritüel yasaları öğrenmek için , zihinsel süreçlerden çok duygularda açığa çıkan yüksek bilgeliği yakalamak zorundadırlar.
Özellikle 9 enerjisiyle bu dünyada yer alanların “kalplerinin danışmanlığını” en yüksek otorite olarak tanımak ve bunu deneyimlemek için burada yer aldığını söylemek gerekir.
Önce kendilerine itimat ederek yüksek prensiplere ulaşabilirler. Duygu boyutu çok gelişkin olan 9 enerjisi vicdan ve evrensel bilinçaltı ya da sezgileriyle kendi yolunu rahatça bulabilir.
Çogu kendine güvenli görünür ve liderlik enerjisiyle ilişkili doğal bir karizmaya sahiptirler. Sürekli kendilerini yeniden tanımlamaya çalışırlar ve kendilerini tanrının iradesiyle karıştırabilirler. Yüksek hizmete adanmışlıkları ve başkalarına destek sağlama arzuları hayat amaçlarını oluşturur. Bunu yaparken sipritüel bir dil kullanmazlar.
Mahatma Ghandi, Elvis Presley, Albert Schweitzer, gibi ünlüler de aynı hayat enerjisiyle doğmuşlardır.
Ateşe yaklaşmaktan değil yanmaktan korktuğundan, spiritüellikten de bu yüzden korkarlar.
(SIFIR ENERJİSİ İLE DOĞANLAR İÇSEL YETENEKLERİ TEMSİL EDERLER. O BİR HAYAT AMACINI İÇERMEZ. DAHA ÇOK POTANSİYEL KAYNAKLARI VE SEZGİYİ İFADE EDER.)
Kendilerini ne kadar hizmete adarlarsa o kadar içsel yetenekleri gelişecektir. Güçlü sezgileriyle yerinde kararlar vererek başarıya ulaşacaklar ve içsel yolculuklarında büyük bir mutluluk yaşayacaklardır. Boş bir odada bile o odada yaşananları hissedebilecek kadar incelmis duyarlılıkları, önceden yaşanmış olayları bilmelerini sağlar. Bu niteliklerini kötüye kullandıklarında zorlu bir hayat yaşayabilirler. Pozitif kullanımda ise en yüksek dağları aşabilecek gücü yakalarlar. Bu gücü daha verimli hale getirebilmenin yollarını aramak ve yararlı olmak hayat yolculuğunda en büyük mutluluğu yaşamalarına neden olacaktır.
Hayatımızın amacını öğrendikten sonra uymamız gereken evrenin sipritüel yasalari vardir ki bu yasalari öğrenerek ve onları kullanarak amacımızı gerçekleştirme yolunda daha emin adımlar atabiliriz.
Uyulması gereken yasalar:
ESNEKLİK YASASI
bu yasayı kullanmakta ustalaşarak, engelleri ilerleme vasıtalarına, sorunları da fırsatlara dönüştürürüz. “Rüzgar kuvvetli esiyorsa, sadece onu kabullenmez ya da ona katlanmayız, ama yel değirmenleri inşa ederiz.”
Bir grup insanın başına acı verici bir olay geldiğinde bu insanlardan bazıları tam bir şok, ret ve acı içinde bu deneyime zihnen direnirler; böylece ağacın dallarının rüzgarda kırılması gibi en sert deneyimi yaşarlar.
Diğerleri ise, işlerin nasıl olduğu hakkında bir perspektif duygusuyla hayatın bütün tablosunu görerek, eğilerek, durumu tümüyle kabullenip deneyimleme yeteneğini geliştirmişlerdir. Eğilen bir dal gibi, onlar da eğilerek kırılmaktan kurtulmuşlardır.
Bu yasayı uygularken şöyle düşünün: kasılma, donup kalma, geri çekilme ya da savaşma eğilimi göstermek yerine kendinizi gücün akışına bırakabildiniz mi? Akışa uyarak onu kendiniz kılabilirsiniz!
SEÇİMLER YASASI
Her birimiz yaratıcı hayat enerjisine sahibiz. Aynı zamanda kendimizi ifade etme yeteneğine de sahibiz. Bunları yaparken negatif ya da pozitif yollar seçebiliriz. Örneğin: para bir tür enerjidir. Onunla hayır işleri yapabildiğimiz gibi, katil de kiralayabiliriz. Elektrik bir şehri aydınlattığı gibi insanların canını da alabilir. Bütün bu enerjileri yaratıcı bir biçimde kullanmak tamamıyla bize sunulmuş seçeneklerdir bunlari kullanma konusunda bize kimse karismaz. Yaratici enerjimizi olumlu yönlerde kullanarak hayatimizin gidisatini degistirebiliriz.
Bir şeyi pozitif bir biçimde ifade ettiğinizde, pozitif enerjinin size nasıl geri döndüğü dikkatinizi çekti mi?
Birisine iltifat ederken kendinizi nasıl hissettiğinizi düsündünüz mü?
İnsanları yargılamadığınız zaman hayatın size gülen yüzünü gösterdiğini fark edebildiniz mi?
SORUMLULUK YASASI
Başkalarına yardım edebilmek için önce kendi iç evimizi düzene sokmamiz gerekir. Çatışan alt kişiliklerimizi, inançları değerleri ve fikirleri uzlaştırmamız gerekir. Kendi denge noktamızı keşfetmeye, sorumluluk düzeyimizin sınırlarını belirlemeye ihtiyacımız vardır. Bazen aşırı öz veriye dönüşen sorumluluk duygusu bizi zayıf düşürdüğü gibi, hiçbir şey almadan bütün enerjimizi akıtırız. Bu tipler, başkaları için,( ana babaları, arkadaşları, çocukları, eşleri ve yanında çalışanlar için) normal görevlerinin çok üstünde bir sorumluluk üstlenirler. Başkalarının ihtiyaçları öylesine kendi ihtiyaçlarının önündedir ki, bir tür paspas, köle rolü üstlenmişlerdir.
Oysa hepimiz rahatlık bölgemizi belirlemek, saygılı ve sınırlı sorumluluklar taşımak için burada bulunmaktayız. Bir çizgi çizebilmeli,denge noktamızı çok iyi tespit edebilmeliyiz. Sorumsuzluk kadar, aşırı sorumluluk duygusu taşımak son derece zararlıdır.
DENGE YASASI
Bilgeliğin kalbi olan denge, hayatlarımız için dönüm noktası oluşturabilecek bir öneme sahiptir. Bu yasayi uygulamak kolay değildir ancak çaba göstermeye değer. Çünkü; denge hayatımızın efendisi olmamıza yardımcı olabilir.
Çok hızlı mı konuşuyorsunuz?
Alçak sesle konusmayi deneyin.
Çok hızlı mı yemek yiyorsunuz?
“çok yavaş olmayı” deneyin.
Sık sık gerilimli ve gergin misiniz?
Kendinizi gevşemiş hissetmeyi deneyin.
Aşırı güvenli duruşunuzla rahatsızlık mı veriyorsunuz? Ya da güvensiz misiniz?
Daha doğal olmaya gayret edin.
SÜREÇ YASASI
Her adım kendi içinde küçük bir başarı haline gelebilir. Böylece nihai hedefimize ulaştığımızda bir çok başarıyı da beraberimizde götürürüz. Yol boyunca öğrendiğimiz şeyler aslında hedefe ulaşmaktan daha değerlidir. Hiçbir şeyi bir an da öğrenmediğimizi kabul edebilmek, temelden başlayarak yükseklere ulaşmayı öğrenebilmek,adım adım ilerleyen deneme- yanılma sürecini bilebilmektir süreç yasasi.
Hayatınızda ki küçük adımlara dikkat edin ve onları asla küçümsemeyin.
KALIPLAR YASASI
Kalıplar yasası verdiği kararlardan tekrar ve tekrar dönme eğiliminde olan ya da başladığı işi tamamlamadan yarım bırakan, aynı başarısızlıkları tekrarlayanlar için son derece önemlidir.
Biz kalıbı kırana dek kalıp tekrar kendini göstererek tekrarlama eğilimi gösterir. Bir kalıbı kırmanın ve değiştirmenin kahramanca bir savaş gerektirdiğini kabul ettiğinizde kazanacaksınız.
Örneğin: sigarayı defalarca bırakmanıza rağmen yine başlıyorsanız, sigarayı bırakmanın kolay olduğunu deneyimlemişsinizdir. Ama asıl zor olan ona tekrar başlamamaktır. Eski kalıbı kırmak için mutlaka yeni bir kalıba geçmeyi seçmelisinizdir.
DİSİPLİN YASASI
Disiplinli olmak, daha hür, daha mutlu ve daha güçlü yapar insani. Büyük özgürlüğün ve bağımsızlığın en emin vasıtasıdır. O uçmak için sağlanan bir tür düzendir. Eğer bir yerlere ulaşmak istiyorsak bir şeyleri derin bir biçimde yapmak istiyorsak öz-disiplini uygulamak zorundayız.
KUSURSUZLUK YASASI
Geleneksel bir görüş açısından, bu dünya bir ıstırap yeridir. acı çekeriz, aç, evsiz barksız insanlar görürüz ve tam istediğimiz şeyi elde ettiğimiz zaman bile her şey geçicidir.
Aşkın bir perspektiften bakmayı öğrendiğimizde ise her şey kusursuzdur. Ulaşabileceğimiz en iyi şey erdem ve gelişkinliktir ve ona ulaşmak için zaman ve uygulama gereklidir. Kendimiz sürekli başkalarıyla kıyaslayacak şekilde yetiştirildiğimizden olduğumuzdan başka biri olmak için uğraşıp dururuz.
Bilgelik, sabır ve sevgiyle gördüğümüzde; sevinçler ve üzüntüler, şu an da dünya gezegeninde olup biten her şey, büyük bir tekamül süreci ile ilgili olarak, kesinlikle ve tamamen mükemmeldir.
ŞİMDİKİ AN YASASI
Goethe ;” Şimdiki an en güçlü tanrıçadır” diyerek anın kuvvetini vurgular. Zamanin mevcut olmadığı soyut bir felsefe gibi görünse de, geçmiş ve gelecek dediğimiz şeyler bizim zihinsel yapılarımızın dışında bir gerçekliğe sahip değildirler. Zaman fikri; bir sosyal anlaşmadır, gerçekte sadece şu an vardır.
Bedenimiz şimdiki anda yaşar. Kendimizi bu ana bırakmak, onu kucaklamak, geçmişte kalanlarla kederlenmek yerine anın tadını çıkarmak, gelecek denen şeyi bu anın yarattığını kabul ederek bu anı mutlulukla yaşamayı öğrenmek, “şimdiki an” yasasına uyarak hayatımızın amacını gerçekleştirmemize yardımcı olur.
YARGISIZLIK YASASI
Yargılar insanlığın icadıdır. Evrensel ruh bizi asla yargılamaz.
Bu yasa bize tanrının değil insanların icat ettiği ahlak yasalarını hatırlatır. Yargılar enerjinin önünü keser. İç savunmalar ve direnç oluşturur. Oysa yargılardan kurtulmak değişimin kapılarını açar. Kendimizi de sertçe yargıladığımızda, bizi eleştiren insanlari kendimize daha çok çekerek negatif enerji oluştururuz.
İNANÇ YASASI
İnanç yasası, kendine itimat direkt deneyimle gelir. Yani bir öğretmenin ya da kitabın öğrettiklerinden çok kendi deneyimlerimize dikkat etmemiz hatırlatılır. İçimizden geldiği gibi dans etme, savaş sanatları ve diğer sporları uygulama, bir müzik aleti çalma, bunların hepsi bedenimizin düşünmeden, kendi bilgeliğini izleyerek hareket etme noktasındaki itimat ve geliştirmenin güzel yollarıdır. Böylece bedenimize itimat etmeyi, onu dinlemeyi öğrenir, bedenimizin ihtiyaç duyulan şeyi bildiğini yapabildiğini keşfederiz.
BEKLENTİLER YASASI
Eğer kansere yakalanmaktan, sevdiklerimizi kaybetmekten, başarısızlıktan korkuyorsak bütün bunları biriyle açık yüreklilikle paylaşmamız ve zihnimizi başka şeylere odaklayarak kendimizi temizlememiz gerekir. Deneyim yaratmanın anahtarını bilinç altı sağlar. Eğer bilinç altınızda korkular yoksa kansere yakalanmayabilirsiniz. Yaşadığınız an size bilinç altınızda ne beklediğinizi açık olarak göstermektedir. Mevcut sorunlarınız bilincinizin doğurduğu sorunlar olduğuna göre mevcut nimetlerde pozitif beklentilerimizin sonucunda oluşmuşlardır.
Bu yasayı uygulamanın en güzel yolu; olmak istediğiniz şeyi olun! Rahat hale gelene dek prova edin. Daha mutlu, pozitif ve neşeli bir insan olmanın nasıl bir şey olacağını hayal ederek bilinç altı cilalarınızdan kurtulun.
DÜRÜSTLÜK YASASI
“Kötü insanlar cehenneme gitmezler! Onlar zaten cehennemdedirler’ bu kadar kötü davranmalarının nedeni budur. Dürüst davranmadığımız zaman içsel parçalarımız birbiriyle çatışırlar. İçsel öz duygumuz ya da ilhamımız zayıflar, yaşam; kendimizi yoksun ve yalnız hissettirir ve öğrenmemiz gereken tüm dersleri kendimize çektirerek ağır deneyimler geçiririz. İma etme, görmezden gelme, iç çekme , sürekli sızlanma ya da anlaşılma eğiliminde olanlar için dürüstlük yasası, böyle dolaylı, yanlış yola sevk edici, dalavereci, aldatıcı bir iletişime girdiğimizi işaret ederek ihtiyaç duydugumuz “iç ışığımızı” yitirmemize sebep olduğumuzu hatırlatır.
YÜKSEK İRADE YASASI
“İçimde her şeyi bilen Şefkatli bir öz su anda bana yol gösteriyor ve ben onu çağırmayı öğrendiğimde bana en iyi ve en doğru nasıl bulmam gerektiğini gösterecek” dediğimizde. İçimizde yer alan en yüksek ve en iyi adına ya da onun hizmetkarı olarak davranmaya başlarız.
“Eğer ben Öz’ün, Tanrının bir parçasıysam ve Öz benim parçam ise o zaman ben ne istersem bu Öz’ün iradesidir. Ama egomuz, özgür iradesiyle bir tahta yerleşip bütünün hayrını düşünmeden istediğini yapma eğiliminde olduğundan yüksek iradenin, Öz’ün sesini duymaz. Dileklerimiz bütünün hayrına olmalıdır. Dünyanın bir yanı yanarken siz mutlu olamazsınız. Çünkü küller mutlaka size ulaşacaktır. Yağmurlar delinmiş olan damınızdan evinize dolarken kızamazsınız, çünkü o anda kurak olan topraklarda sevinç vardır.
Alabileceğiniz kadar almak yerine verebileceğiniz kadar vermeyi ilke edindiğinizde bolluk ve bereket hep sizinle olacaktır. Vermekten vaz geçmeyin. Her kesin hayrına istediğiniz her şey, sevgi enerjileri ve ışık, günlük hayatınıza yağacaktır.
(Dan Millman’in “Hayatinizin Amaci” adli kitabindan )
Evinizin Havasını Temizleyin
Evinizin havasını temizleyin
Vapur bacaları vearaba egzoslarının hava kalitesini olumsuz etkileyen unsurlardan olduklarını herkes biliyor ancak astım krizlerinizi tetikleyen, başağrılarınızı başlatan gerçek hava kirliliğinin evinizde oluştuğunu biliyor muydunuz?
Dünya Çevre Koruma Örgütünün yaptığı açıklamaya göre evinizdeki hava kirliliğinin dışardakinden sekiz kat daha etkili olduğunu hesaplamışlar. Asıl suçlular olan radon ve sigara dumanı belki sizin listenizde olabilir ama eğer daha önceki yazılarımı okumadıysanız duşbaşlığınız ve tencerelerinizin de s uçlular listesinde olabileceğinden habersiz olabilirsiniz. Yine de küçük değişkliklerle evimizin havasını temizleyip kendimizi sadece astım ataklarından değil, başdönmeleri, obezite ve hatta kanserden bile koruyabiliriz.
Buharlı banyo
İçtiğiniz suyu filtreliyor olabilirsiniz, peki ya duş başlığınızda filtre kullanıyor musunuz?
Bilim adamları kanserden kendinizi korumanın en iyi yollarından birinin içtiğiniz ve duş aldığınız suyu filtrelemek olduğunu söylüyorlar. Banyoda 10 dakikalık bir duş sırasında, aynı kalitedeki sudan dört litre içtiğinize oranla 100 kat daha fazla kloru bünyenize alıyorsunuz. Filtre ve havalandırma olmadan, bu toksik klor havaya karışarak evinizde gaz olarak dolaşmaya devam ediyor.
İpucu: Kloru filtrelemek için su filtreleme standartlarına uygun filtre sistemleri seçmekte fayda var. Sistemi almadan önce suyunuzu test ettirip içeriklerine uygun filtrasyon kurmanızı tavsiye ederiz.
Mobilyalar
Uçucu organik bileşenler sadece boyalardan sızmaz, aynı zamanda evlerinizde kullandığınız dolap ve mobilyalardaki sunta ve kontrplakları yapıştıran, birleştiren yapışkanlardan da evinize sızar.
İpucu: Evinizde bulunan basınçlı ahşap malzemelere piyasada bulabileceğiniz ahşaba uygun, su bazlı gaz sızdırmayan yalıtımlar uygularsanız bu zehirlerin havaya karışmasını engellemiş olursunuz.
Günlük bakımınız
Belki organik besleniyorsunuz ama cildinizin ve akciğerlerinizin parfüm ve çeşitli kokular gibi zehirleri vücudunuza kolayca aldığını biliyor muydunuz?
Evet, hiçbirimiz yataktan güzellik kraliçesi gibi kalkmıyoruz belki ama kullandığımız deodoranttan tutun da, saç ürünleri, parfümler ve diğer tüm kozmetik ürünlerinin içeriğinde hepimizin kafasında soru işaretleri oluşturabilecek maddeler mevcut.
İpucu: Sabun, şampuan, losyon ve diğer kozmetik ürünlerinizi dikkatli seçimlerden geçirerek alın. İçeriğinde paraben, parfüm gibi maddeler olan ürünleri kullanmayın, elbette en sağlıklısı organik sertifikalı ürünler olacaktır. Doğal ibaresine çok güvenmeyin
Zehirli süsler
Yılbaşı yaklaşırken evinizde kurduğunuz yılbaşı ağacı süslerinin de içinde bulunan ve insanlar üzerinde kanserojen etkisi bulunan endüstriyel poliresin çözeltisi 1,2 dikloretan sizin o ağaç hakkındaki masum düşüncelerinizi değiştirebilir.
İpucu: Yılbaşı ağacınıza süs alırken cam, kumaş veya diğer doğal maddelerden yapılmış olanlarını tercih edin. Elbette en güzeli kendi süslerinizi evinizde doğal maddelerden kendiniz yapın.
Duvardan duvara halınız
Duvardan duvara halı evinizde size bir sıcaklık verebilir ama evinizin hava kalitesini korumak adına çok sağlıklı değildir. Duvardan duvara halıdaki elyaf, tozu ve kuru deri döküntülerini içerisinde hapsederek astım ve alerji ataklarını tetikler. Bazı halıların tabanlarında bulunan dolgu malzemesinden uçucu organik bileşenler sızar ve aynı zamanda hormonlara zarar veren alev önleyici kimyasallarla doludur.
İpucu: Ahşap ve diğer sert yüzeyleri ıslak temizleyerek zararlı tozlardan kurtulabilirsiniz. İyi bir elektrikli süpürge ise halınızı derinlemesine temizleyecek, evinizin havasına olumlu katkı sağlayacaktır. Elektrik süpürgelerinde HEPA(High Efficiency Particulate Arresting – Yüksek Etkinlikte Partikül Yakalayıcı) filtre olmasına özen gösterirseniz, %85 ve üzerinde, 0,3 mikrona kadar havada bulunan partikülleri havadan arındırabilme özelliği ile evinizin havasını korumuş olursunuz.
Evdeki yazıcılar
Evinizdeki yazıcıdan birkaç fotoğraf çıkardıktan sonra başınızın ağrıdığını hissettiniz mi hiç? İçindeki kartuşlardan sızan uçucu organik bileşenler ve diğer eter familyasına ait solvent kimyasallar baş ağrınızın sebebi olabildiği gibi hamile kadınlarda düşüklere de sebep olduğu kanıtlanmıştır.
İpucu: Evinizdeyken sadece gerekli baskıları yazıcıdan çıkarın ve yazıcınızın olduğu yerin iyi havalandırılmasına özen gösterin.
Mumlar
Geceleri evi aydınlatan mum kadar insanı mutlu eden, havaya sokan, ortamı romantikleştiren bir şey yoktur herhalde ama bu mumlardan genelde kansere sebep olan benzen ve tolüen, hidrokarbon ve üst solunum yolları rahatsızlıklarına sebep olan ve arabaların egzosundan çıkan kimyasal olan alkanes sızar havaya. İğrenç ve hiç de seksi değil!!!
İpucu: Gerçek balmumundan yapılmış mumları tercih ederseniz havanızı temizleyerek negatif iyonları da temizlemiş olursunuz. Aromaterapik amaçlı seçiyorsanız, organik saf esansiyel yağları tercih edin.
Çamaşır odanız
Tertemiz çamaşırlarınızın sağlığınıza mal olmasına izin vermeyin. Suni kokularla dolu deterjanınız çamaşır odanızda hava kirliliğine yol açar. Özellikle kurutuculardan çıkan salımların hiçbir kontrolü olmadığından evinizin havasını ne kadar kirlettiği ile ilgili bir veri henüz bulunmuyor.
İpucu: Kokusuz, bitkisel özlü çamaşır deterjanları kullanmayı deneyin ve çamaşır yumuşatıcıları ve renk ayırıcılardan uzak durun.
Teflon tencere tavalar
Yemek yaparken ve hatta yemekten sonra temizlerken hayatımıza büyük kolaylık sağlayan teflon tencere ve tavalar artık hayatımızın bir parçası haline geldi ancak yine içindeki yapışmamasını sağlayan kimyasal politetrafloretilenin evinizin havasını kirlettiğini unutmayın. Evdeki kuşları bile zehirlediği söyleniyor. Bu tip yapışmaz tencerelerin tiroid hastalıklarına, obezite ve ADHD gibi dikkat bozukluklarına sebep oluyor.
İpucu: Teflon kullanıyorsanız korkmayın ama çizik veya çatlak varsa paslanmaz çelik, seramik veya dökme demir almanın zamanı gelmiştir artık. Ve bir daha da teflon almayın…
Tertemiz eviniz
Amonyak ve çamaşır suyunu karıştırdığınızda akciğerlerinize ciddi zarar verebilecek seviyede ozon yaymış oluyorsunuz evinizin havasına. Bilinçli olarak deney yapmadığınız halde, tek başına temizlik deterjanları, ev kokuları sabun ve şampuanlar aslında hiç de küçümsenmeyecek astım ve hormaonal sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
İpucu: Pahalı ve genelde zehirli olan temizleyicilerden artık vazgeçin ve kendi imalatınıza başlayın. Oksijenli su, sirke ve karbonat ile gerçek temizliğe başlayın.

Ego ve Ruh
Ego der ki; HAYIR
Ruh der ki; EVET
Ego der ki; Alamazsın,yapamazsın,
Ruh der ki; Alabilirsin,yapabilirsin,
Ego der ki; Değiştiremem.Değişim korkunç.
Ruh der ki; Değişim sevginin bir göstergesidir.
Değişim, yaşamının çeşitliliğidir. Senin ölümün değil.
Ego der ki; Yetersizim
Ruh der ki; Yeterlisin seni tanrı yarattı ve sen her şeyi yapabilirsin.
Ego der ki; Bu senin hatan
Ruh der ki; Bu başkalarıyla ilgili değil. Karşındaki senin bilincinin yansımalarıdır.
Ego der ki; Sevgi dışarıda,Sevgi sınırlı ve karşılıklı,Sevgi duruma bağlı,kaybolabilir
Ruh der ki; Sevgi içinde,Sevgi sınırsız.Sevgi ölümsüz ve sevgi tek gerçek
Ego der ki; Her şey kişisel; iyi ya da kötü
Ruh der ki; Hiçbir şey kişisel değil. Her şey ne ise o;iyi ya da kötü yapan senin algılayışın
Ego der ki; Zavallı ben.Ben kurbanım
Ruh der ki; Kendi gerçeğini sen yaratıyorsun.
Yaşadığın her şey ruhunun seni uyandırma çabası
Ego der ki; zihnine güven
Ruh der ki; kalbine güven
Ego der ki; Her şeyi bilmek istiyorum
Ruh der ki; Bilmen gerekenler çevrende sen sadece kabul et
Ego der ki ;Asla yeterli değil
Ruh der ki; Her şeyden yeteri kadar var.
Her an sevgiyi hisset.
Kendi zihninde kendi kişisel cennetini yarat, sonra çevrendeki cennetin farkına varacaksın…
Kendinizi Tekrar Eden Durumdan Kurtarın
Bazen hayat bir bilgisayar oyunu gibi geliyor. Bir seviyeyi atlamadan öbür seviyeye geçemiyorsunuz. O seviyeyi geçene kadar da hep aynı tipte karakterler karşınıza çıkıyor. Gelenin tipi değişse de sizi hep aynı yerinizden vuruyor, sizi hep aynı şekilde incitiyor.Sizi inciten şey her ne ise, onu bir de genellediniz mi, o zaman işler iyice karışıyor: “Bütün erkekler, kadınlar, patronlar birbirinin aynıdır” gibi. Halbuki onu birçokları içinden siz çektiniz ve seçtiniz. Onunla yola devam etmeye siz karar verdiniz.
İşin püf noktasını keşfedip bulunduğunuz seviyeyi atlayana kadar hep aynı tiplerle oynamaya devam ediyorsunuz. Gözden kaçırdığınız şeyi bulup düzeltene kadar…
Bütün bu aynıların içinde artık yeniye merhaba demek istiyorsanız, yapabileceğiniz birkaç şeyi hemen burada sıralayayım:
Tepkilerinizi değiştirin. Karşınızdaki kişiye kızmaya başladığınızı fark ettiğinizde genelde ne yapıyorsanız, gidin hiç yapmadığınız bir şey yapın. Mesela gidip dişlerinizi fırçalayın. Böylece kendini tekrar eden döngüyü kıracak, otomatik tepki vermeyi bırakacaksınız. Tepkileriniz sizi yönetmeyecek, siz tepkilerinizi yönetmeye başlayacaksınız.
İletişimle ilgili neyi farklı yapabileceğinize bakın. Her olumsuz duygu, karşılanmamış bir ihtiyaçtan doğar. Diyelim ki çok sinirlendiniz, kendinize sorun: Benim aslında neye ihtiyacım var? Hangi ihtiyacım karşılanmadığı için sinirlendim? Bulduğunuz cevabı karşınızdaki kişiyle de paylaşın. “Şuna ihtiyacım vardı ve bu ihtiyacım karşılanmadığı için şu davranışın karşısında sinirlendim” gibi. Ve sonra ihtiyacınızı giderin.
Önceki ilişkilerinizden getirdiğiniz birikmiş üzüntü ya da öfkeyi temizleyin. Bunu yapmadığınız sürece, yaşadığınız her olayı sizi yaralayan olaya benzetip otomatik tepki vermeye devam edeceksiniz. Geçmişle ilgili depoladığınız yükü temizlemeden hayatınızın değişmesini beklemeyin. (Temizlik için buradaki mektup şablonunu kullanabilirsiniz.)
Olaylara büyük pencereden bakın. Kişiselleştirmeyin. Büyük resimde olan bitenin o an hiç bilmediğiniz bir anlamı olduğunu hatırlayın. O anki çatışmanın 10 sene sonra hiçbir anlamı kalmayacağını düşünün. “Yaşadığım bu durum bana ne öğretiyor, bundan ne ders çıkarabilirim?” diye kendinize sorun.
Varsayımda bulunmayın. “Bana çiçek getirmedi, demek ki beni sevmiyor.” Neden çiçek getirmediğini öğrenmeye, anlamaya çalışın.
Beklediğiniz şeyi önce siz verin. İlgi bekliyorsanız, ilgi; anlayış bekliyorsanız anlayış… Yani bulmak istediğiniz şeyi önce kendinizde yaratın.
Bu yazıyı okuduktan sonra, “söylemesi kolay ama” diyerek söze başlamayın. Yazıyı tekrar okuyup gerçekten küçük küçük de olsa neleri değiştirebileceğinize bir daha bakın.







